Türkiye’nin Yerli Kanser İlacında Faz 1 Başarısı ve 7,7 Milyon Kişilik Tarama Verileri

Türkiye, onkoloji alanında önemli bir dönüm noktasına ulaşarak yerli kanser ilacı adayının faz 1 klinik testlerini başarıyla tamamladı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bu gelişmeyi duyurarak ülkenin kendi kaynaklarıyla geliştirdiği ilk kanser ilacının ilerleyişinin çok umut verici olduğunu belirtti. Ayrıca, son bir yıl içinde gerçekleştirilen ulusal tarama programları sayesinde 7,7 milyon vatandaşın tarama sürecine katıldığı ve 28 bin kişide erken kanser bulguları tespit edildiği açıklandı.

Bakan Memişoğlu, kanserin erken teşhisine yönelik ulusal tarama ağlarının yoğun bir şekilde çalıştığını ifade etti. Aile hekimlikleri ve sağlıklı yaşam merkezlerinin koordinasyonunda yürütülen meme, rahim ağzı ve bağırsak kanseri taramaları, 2025 yılı boyunca önemli bir kitleye ulaştı. Ücretsiz olarak sunulan bu hizmetlerden 7 milyon 700 bin kişi yararlanarak, erken teşhis ile tedavi süreçlerine hızla yönlendirildi.

Son bir yıl içinde elde edilen veriler ise oldukça dikkat çekici. Toplam taranan kişi sayısı 7.700.000; şüpheli bulgu saptanan kişi sayısı 276.000 ve erken kanser teşhisi konulan kişi sayısı 28.000 olarak kaydedildi. Bakan Memişoğlu, özellikle 40 yaş üstü bireylerin bu ücretsiz tarama sistemlerine katılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Ayrıca, Türkiye’nin sağlık altyapısının dünya standartlarının üzerine çıktığını belirten Bakan, yapay zeka destekli tanı sistemlerinin bu süreçte aktif olarak kullanıldığını dile getirdi. Yerli kanser ilacı projesi, kapsamlı bir akademik ve kurumsal işbirliğine dayanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın desteğiyle yürütülen projede Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi önemli roller üstleniyor.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal, geliştirilen akıllı molekülün çalışma mekanizmasını anlatarak, bu teknolojinin tümörlü hücrelere doğrudan etken madde yönlendirdiğini, böylece yan etkilerin büyük oranda azaltıldığını ve tedavi etkinliğinin artırıldığını belirtti. Ekip, önümüzdeki dönemde faz 2 ve faz 3 klinik çalışmalarını tamamlayarak Türkiye’nin ilk özgün kanser ilacını uluslararası tıbbın hizmetine sunmayı hedefliyor.

Bu yerli molekül ve erken teşhis programları, Türk sağlık sisteminde önemli bir dönüşümün habercisi olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllar yurt dışına bağımlı kalınan onkolojik ilaç tedariğinde kendi etken maddesini üretebilmek, ekonomik kazanç sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda ulusal sağlık güvenliğini de artırıyor. Hedefe yönelik tedavi sunarak yan etkileri minimize eden bu teknolojinin, gelecekte hastaların yaşam kalitesini yükseltmesi bekleniyor.