Tuncer Bakırhan: Siyasette Umut ve Güvenin Zedelenmesi, Toplumun Geleceğini Tehdit Ediyor

Tuncer Bakırhan: Siyasette Umut ve Güvenin Zedelenmesi, Toplumun Geleceğini Tehdit Ediyor

Tuncer Bakırhan, DEM Parti Eş Genel Başkanı olarak partisinin TBMM grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek, “Haziran ayının ilk haftası, Dünya Açlıkla Mücadele Haftasıdır. Ancak görüyoruz ki, kapitalist sistem bu sorunu çözmekte yetersiz kalıyor. Açlık, insanlık için büyük bir utançtır ve Türkiye’de milyonlarca insan bu sorunla yüzleşmektedir. Açlık, yalnızca bir haftalık bir mesele değil; her gün süren bir yaşam savaşıdır” dedi.

Kurban Bayramı’nın, Türkiye’nin derin yoksullukla sarmalanmış bir ortamda kutlandığını ifade eden Bakırhan, “Bazı insanlar bayramda bir kilo tatlı alacak durumu bile bulamadı. Ekonomik kriz, tarihimizin en zorlu dönemlerinden birini oluşturuyor. İktidarın tüm planları ve projeleri çöküyor ve bu süreçte toplum, iktidarın insafına terk edilemez” şeklinde konuştu.

Bakırhan, açlıkla mücadele etmenin yalnızca bireysel bir sorumluluk olmadığını, toplumun dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Her birey, kendi sofrasında kaynayanla birlikte, komşusunun sofrasını da düşünmelidir. Bereket, paylaşarak artar; bu toprakların en önemli gerçeğidir” dedi.

Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi krizle yüzleştiğini belirten Bakırhan, “Ana muhalefet partisi CHP’ye karşı verilen hukuki karar, demokratik siyaseti etkileyecek bir durumdur. Bu karar, yargının siyaset üzerindeki etkisini artırma çabasını göstermektedir. Demokrasiyi yargı kararlarıyla şekillendirmek, halkın iradesini yok saymaktır” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, “Siyasi partilerin ve sivil toplumun güvencesi kalmamıştır. Yargıtay, bu durumun sona ermesi için derhal toplanmalıdır. Hukuksuzluk, bir partinin kapısını kırmakla başlar ve bu anlayış, tüm siyaseti tehdit eder. Bugün CHP’ye yapılan saldırılar, yarın diğer partilere de yönelir” diye ekledi.

“Bu durumda demokratik meşruiyet, Türkiye siyasetinin temel anahtarı olmalıdır” diyen Bakırhan, siyasi rekabetin etik değerler üzerinden değil, sağduyu ve geleceğe yönelik bir perspektifle yapılması gerektiğini dile getirdi.

Ayrıca, “Siyasi etiketlemeler ve iftiralar, siyasi rekabeti olumsuz etkileyen unsurlardır. İddialar, siyasi operasyonlara zemin hazırlayabilir. Herkes söylediklerinin sonuçlarını düşünmelidir; bugün rakibe yapıştırılan etiket, yarın sahibini bulabilir” şeklinde uyarılarda bulundu.

Bakırhan, siyaset yaparken öfke değil, akıl ve mantıkla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Siyaset, bugünün öfkesiyle değil, yarının yüzleşmesiyle şekillenmelidir” dedi.

Author: Murat Doğan