Ankara’da buluşan NATO üyesi ülkelerin liderleri, romantik danışmanların çizdiği rüyadan uyandı

Img

Feramuz ERDİN

7 ve 8 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen NATO Hükümet Başkanları Zirvesi her hâliyle tarihi bir dönüm noktası oldu. NATO’nun başat gücü ABD’nin Başkanı Donald Trump’ın “Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hatırına geldim” diyerek katıldığı zirve her yönüyle birtakım ilkleri barındırıyordu.

TÜRKİYE, EZBERLERİNDEKİ O ÜLKE DEĞİL

ABD Başkanı Donald Trump’ın “savunmanızın maliyetlerini üstlenin” çıkışı sonrasında önce bir panik ve şaşkınlık ve ardından da hızla bir silahlanma atağına girişen NATO’nun Avrupalı üye ülkelerinin aklına ilk gelen şeylerden bir tanesi de tamamen duygusal nedenlerle Türkiye’yi bu ittifaktan dışlamanın yollarını aramak olmuştu. Ancak Ankara’daki genel atmosfer ve başlarını kaldırdıklarında gördükleri teknoloji onlara bunun o kadar da mantıklı ve kolay olmadığını gösterdi.

LOKUM DEĞİL REVOLVER

Genelde daha önceki ziyaretlerde yaşanan halıcı ziyaretlerinin yerini, ileri teknoloji savunma ürünlerini hayata geçiren savunma sanayii tesisleri almıştı. Her toplantı için adetten olan hatıra hediyelerinin alışılagelmiş lokum veya çini yerine yerli üretim tabancaya dönüşmesi başlı başına bir sürpriz olsa da bana göre herkesin niyet ve vizyonunu ortaya koyan bir turnusol kâğıdı görevi gördü. Dünyanın en ölümcül silahlarına sahip olan NATO’nun bazı ülke liderleri, basit bir hatıra tabanca karşısında şekilden şekillere girdi. Sahte bir politik doğruculuk üzerinden, hediyeye burun kıvıranlar dahi oldu. Ya çok iyi rol yapıyorlar ya da gerçekten dünyada ne olup bittiğinden haberleri bile yok? Kendi dar politik çerçevelerinin içinde zaman geçirmekle meşguller.

TÜRKİYE NE KAZANDI?

Türkiye, NATO’nun dönüşüm sancıları yaşadığı bir dönemde geleceğe şimdiden hazırlıklı olduğunu gösterdi. Silah ambargoları ile terbiye edilmeye çalışılan bir ülke olmaktan artık çok uzaktaydı. Esasında, o çok dert ettikleri S-400’ler de yine onların anlayışsız ve uzlaşmaz tavırları yüzünden Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmişti. Türkiye kısa zamanda ileri teknolojilere sahip savunma sistemleri üretmekte başarılı olmuştu. Hatta NATO’nun Türkiye’yi açıkça dışladığı süreçlerde NATO’nun rakiplerinden de örtülü teknoloji transferi yaparak, bazı hibrit savunma sistemleri geliştirmişti. Bu da Avrupalı silah üreticilerinin bazı projelerde ortak olmalarını gerektirecek bir durumdur. Doğrudan Türkiye’den savunma sanayii ürünleri satın almaları da yakında şahit olacağımız gelişmeler arasında olacaktır.

patronlardunyasi.com

Source

yok

Author: Murat Doğan